Histerik bir biçimde bültendeki atları inceleyen, gözlerini kazanma hırsı bürümüş insanlar kapının açıldığını bile duymamıştı. İçeri Ayşegül adında 16 yaşlarında bir kız girdi. İnsanlar boş gözlerle bakıp, tekrar yaptıkları işe döndüler. Ayşegül Kuran ve duvara asmalık dua’lar satıyordu. “Allah rızası için” dedi. Kimse oralı olmadı. Bir süre boyunca içeride dolandı. Kafayı kaldırıp bakan dahi olmadı.
Fakat kız vazgeçmemişti. Durmadan bir şey söyleyerek elindekileri insanlara satmaya çalışıyordu. Paranın kuran kursuna kalacağını üstüne basa basa dile getirdi. En köşede oturan yaşlı amca “gel kızım” dedi. Ağızda çiğnenmiş görünümlü pantolonunun cebinden dörde katlanmış bir 10 Lira çıkardı. Artık onun da bir kutsal kitabı ve duvar dua’sı vardı. Bunu gören bir kaç kişi daha gaza gelmiş olacak ki Ayşegül’ü yanlarına çağırdılar.
Sonunda kızın yüzü gülmeye başlamıştı. “Allah razı olsun, Allah ne muradınız varsa versin” diyerek paraları sayıyordu. Kapıdan çıkarken dönüp son bir kez minnetini dile getirmek istedi herhalde. Ağzından çıkan son cümle “şeytanınız bol olsun abiler”di.